10 Ocak 2015 Cumartesi

GÜL YETİŞTİREN ADAM - RASİM ÖZDENÖREN


Merhaba,
2015 yılında 80 kitap bitirme projem çerçevesinde hızla okumaya devam ediyorum. 2015 yılında ilk bitirdiğim kitap, "Gül Yetiştiren Adam" oldu. Aslında okumaya 2014 yılındayken başlamıştım. Yani bu kitabı 1 senede bitirdim :Dd:D:D Bu soğuk espri yüzünden affınıza sığınarak kitap ile ilgili konuşmaya başlıyorum.

 Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu okuyunca insan ister istemez Rasim Özdenören'e de merak salıyor. Benim kitabı alış hikayem de böyle. Rasim Özdenören'in kalemini, tarzını çok merak ediyordum. Zaten kendisinin Yeni Şafak Gazetesindeki yazılarını büyük bir ilgiyle takip ediyordum. (Gazetedeki tüm yazılarına ulaşmak için buraya tıklayın.) İnternetten kapsamlı bir araştırma yaptım. Rasim Özdenören okumaya hangi kitapla başlanmalı? Hangi sıra izlenmeli? Bu konulara baktım ve sonuçta ilk olarak bu kitabı okumaya karar verdim.

 Gül Yetiştiren Adam, Rasim Özdenören'in yayınlanmış ilk ve tek romanı. Bence bu sebepten dolayı çok özel bir kitap.


 Bir genç kız olarak, ben de yaşıtlarım gibi roman okumaktan çok keyif alıyorum. Şu ana kadar yerli ve yabancı bir çok roman okudum. Çok farklı konuları olan, farklı tarzda yazılmış romanlar. Bu yüzden de az yada çok bir roman birikimim var. Çok net bir biçimde söylüyorum, "Roman böyle yazılır!" Gerçekten kitabın içindeki cümleler, betimlemeler o kadar naif, o kadar güzel ki.. Okurken hayran kalmaktan kendinizi alamıyorsunuz.
 Kitabın bazı yerlerini okurken, Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna tadı aldım :) Yani sadece boş bir roman değil, içinde özellikle sosyolojik ve psikolojik olarak çok önemli tespitler var.

 Yalnız, her gülün dikeni vardır. Bu kitap da adı üstünde "Gül Yetiştiren Adam"ın hikayesi, e doğal olarak bu kitabın da dikenleri vardı.
 Kitabın kurgusunu tam olarak anlayamadım. Olaylar oldukça yavaş bir tempoda ilerledi,ilerledi ve sonunda bitmedi gibi geldi.  Belki bu benim eksikliğimdir, ben anlayamamışımdır. Kurgu yok gibiydi.
 Kitap 2 adamdan bahsediyor. Birisi, Kurtuluş Savaşı'nda İslam uğruna cihad etmiş bir adam. 'Gavur'lar ülkelerini ele geçirip onların Müslümanca yaşamalarına engel olurlar korkusuyla savaşmış fakat bu savaşmasının sonucunda, ülkeyi istemsizce 'gavur'dan alıp 'gavur'laştırma amacı olan kişilere bırakmışlar. Savaş açtıkları cephe ile uğruna savaştıkları cephe birbirine banzemeye başlamış. O da bunu protesto ediyor. Hayır, molotof kokteyli veya taş, sopa ile değil. Sessiz bir protesto onunki. Yıllarca gül yetiştirdiği bahçesinden dışarı çıkmıyor. Tam 50 sene boyunca.
 Bu adamın hayatı gayet güzel bir şekilde anlatılmış. Neler olduğunu kolaylıkla anladım. Fakat ikici karakteri siz sormayın ben söylemeyeyim. O karakterin ne hikayesini anlayabildim ne hikayesinin yerini, ne de zamanını. Ondan hiç bahsetmek istemiyorum, şunu da ekleyeyim; hikayesini anlayamasam da fikirleri çok güzel bu adamın. Düşünme tarzı çok farklı ve ilgi çekici. Belki de kitap, tüm çekiciliğini ve başarısını bu adamdan daha doğrusu bu adamın düşüncelerinden alıyor.

 Biraz da kitabın kapağıyla ilgili konuşmak istiyorum. Bu konu bence çok önemli.
 İz Yayıncılık'a buradan kocaman alkışlar, kucak dolusu sevgiler, dostane selamlar ve daha nicelerini yollluyorum :D
 Özellikle de kapak tasarımını yapan Medine Efe hanımefendiye buradan selamlar!..
 Neden kapağı bu kadar beğendin? Alt tarafı güllü müllü bir şey diyecekseniz lütfen kelimelerinizi dizginleyin! Ağzınızdan bir hece ölçüsü bile çıkmasınlar. Yutun onları, yok edin!
 Anlatayım efendim, kapaktaki resim, Rene Magritte'nin La Tombeau des Lutteurs (Güreşçilerin Mezarı) isimli eseri.


Rene Magritte en sevdiğim ressamlardan biridir. Sürrealizmin yüz akıdır. Harika çizer. İnce düşünür. Şaşırtır.

Ve şu protesto eden adam için çook uygun bir eser bu.

Tekrardan kapak tasarımcısını tebrik ediyorum. Harika olmuş.

Şimdi de kitabı okurken gözüme takılan cümlelerden yalnızca birkaçını paylaşacağım: 

Sanıldığı kadar kimse dayanıklı değildir gerçekler karşısında.
"Aslında biliyor musunuz, hepimiz lüzumundan fazla ciddiyiz.. Belki de bunun için mutlu olamıyoruz..."





Okuduğunuz için teşekkürler :)

Mavili günler ^_^




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder