16 Nisan 2015 Perşembe

DON KİŞOT - CERVANTES


Don Kişot

Merhaba değerli okuyucu,
Çok uzuuuuun süredir (yaklaşık 3 ay >_<) blogda hiç yeni post yayınlamadım. Bu yüzden yazımın başında sizden özür dilemek istiyorum :( 
 Yaklaşık bir aydır okulumuzda bir dergi çıkarmaya uğraşıyoruz. Bir edebiyat dergisi... Şuan tam basımı için uğraşıyoruz. Hedef kitle okulumuz tabii ki :) Fakat dergiyi internet üzerinden sürdürmeyi düşünüyoruz. Blogumda derginin iletişim bilgilerini, websitesini mutlaka yayınlarım. Sizden ricam, yayınladığımda dergimizi sosyal medyada desteklemeniz. Henüz 16 yaşında olmamıza rağmen böyle bir işe kalkıştık, çok zorlandık, çok uğraştık fakat şuan her şey güzel olacak gibi geliyor. Bizden yardımlarınızı esirgemeyeceğinizden eminim :)

Aslında Don Kişot kitabını okuyalı aylar geçti fakat o kadar güzel bir kitaptı ki, şuanda hala kitabı okurkenki hislerim devam ediyor. Genelde direktten kendi yorumuma geçerdim ama bu kadar büyük bir şaheseri tanıtırken öncelikle biraz bilgi vermek istiyorum:


Don Kişot
Cervantes
Modern edebiyatın yapı taşlarından birisi sayılan bu harika kitap, 17. yüzyılda Miguel De Cervantes Saavedra tarafından yazılmış. Cervantes, hayatı boyunca kitabındaki karakter Don Kişot gibi maceradan maceraya koşturmuş. İspanyol donanmasına katılıp Kıbrıs'ta, İnebahtı'da, Tunus'ta, Navarin'de savaşmış. Cezayir'de beş yıl esir hayatı yaşamış. Ayrıca ülkesinde resmi görevler üstlenip yolsuzluk, cinayet gibi gerekçelerle defalarca hapse girip çıkmış. Bu ilginç serüvenlerden sonra ise tarih boyunca toplam baskı sayısı olarak İnci'den sonra ikinci sırada gelen Don Kişot ortaya çıkmış.

İnanabiliyor musunuz buna? İncil'den sonra en çok baskısı yapılan ikinci kitap. Bu başarının zirvesidir sanırım. Aynı zamanda çeşitli zamanlarda dünyanın en iyi romanı da sayılmış olan Don Kişot Norveç Nobel Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü 100 yazar tarafından, dünyanın en iyi kurgu eseri seçilmiş. Maşallah diyorum başka da bir şey diyemiyorum :)

Don Kişot
Don Quixote, Picasso

Okulda gittiğim stand-up tadında, komik çocuk tiyatrolarını saymazsak; Don Kişot tiyatroda izlediğim ilk oyundu. Taksim'de gitmiştik sanırım. 6 yaşlarımda filan olmalıyım o aralar. Bu yüzden küçüklüğümden beri Don Kişot'a ayrı bir sempatim var. Kitabını okumak bu seneye nasip oldu. Gerçekten zevk alarak ve hayran kalarak okudum kitabı.
Kitap, okuduğu kitaplardan etkilenerek şövalye olmaya karar veren, yel değirmenlerini kendine düşman sayan hayalperest kahraman Don Kişot'un maceraları, arkadaşları ve en önemlisi de harika hayal dünyasından bahsediyor. Özellikle Don Kişot'un hayalindeki sevgilisi Dulcinee beni çok etkiledi. Sıradan, şişman bir köylü kızın güzel bir adamın kafasında ne kadar güzelleşebileceğini gördüm.

Umarım siz de kitabı okur ve benim kadar beğenirsiniz. 

Mavili günler!..

3 yorum:

  1. woww ilkokulda okumuştum nostalji oldu görünce:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya benim de şehir tiyatrosunda izlediğim ilk oyundu. Ne çok sevmiştim, hala da seviyorum. Arada iyi oluyor böyle nostalji :))

      Sil