25 Ekim 2015 Pazar

BİR ADAM GİRDİ ŞEHRE KOŞARAK - Tarık Tufan


Merhabalar! Umarım hepiniz iyisinizdir :)
Bir süredir burada neredeyse hiç post oluşturmayıp hep blogun Instagram sayfasında takılıyorum. Oradan yayın yapmak daha kolay. Artık blogda da günde bir veya iki günde bir post atmaya çalışarak biriken kitaplarımı paylaşmayı planlıyorum. Umarım başarılı olurum.

Tarık Tufan en en en sevdiğim yazarlardan biri. Bu da okuduğum üçüncü kitabı oldu. Toplam altı kitabı var ve bende iki tanesi eksik şimdilik. Bir de yeni çıkan romanı elime geçti çok şükür ama henüz okuyamadım. Yeni romanı merak ediyorsanız hemen buraya tık tık!
 Kitap çok güzeldi ama tavsiyem, Tarık Tufan'ın kitaplarını ard arda okumayın. Ben Kraliçenin Pireleri kitabından sonra bu kitaba başladım. Gayet güzeldi. Okurken duygular tam anlamıyla bana geçti filan ama tema olarak Kraliçenin Pireleri ile benzerlik taşıdığını söylemeden edemeyeceğim.
Bazı bölümleri okurken sanki Kraliçenin Pireleri'ni tekrar okuyormuş gibi hissettim ama o da nazar boncuğu olsun yahu! Yine de kitaba ba-yıl-dıııım!! :D
(Bu arada Kraliçe'nin Pireleri kitabını da fotoğrafladım. İlerleyen günlerde burada olacak inşallah ;) )

Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı olan "Ve Sen Kuş Olur Gidersin" kitabını da burada yorumlamıştım. Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. O yorumda yazarın kitap isimlerinde bile çok ince düşünceli davrandığını ifade etmiştim. Bu kitapta da aynı şekilde davranmış.
Kitabın ismi başlıktan ve fotoğraftan gördüğünüz gibi "Bir Adam Girdi Şehre Koşarak" Peki bu adam kim? Neden şehre koşarak girmiş? Hangi şehre girmiş? Sorularımızın cevabı, 'Tüm soruların cevap bulduğu Kitap'ta, yani Kur'an-ı Kerim'de. 
Yüce Yaratıcı, Yasin Suresi'nin (36. sure) 13-28. ayetleri arasında bir şehir halkından bahsediyor. Bahsedilen şehrin Antakya, elçilerin Hz. İsa'nın havarileri, halkın ise Roma İmparatorluğu hakimiyeti altında olduğuna dair rivayetler var. Fakat Kur'an'da konu hakkında bu şekilde kesin bir bilgi olmadığını da belirteyim:

13. Onlara, bir zamanlar elçilerin geldiği o şehir[3] halkını misal getir:
14. O zaman, kendilerine iki elçi gönderdik de onları yalanladılar. Biz de bir üçüncü (elçi) ile (o elçileri) destekledik. (Onlar) da dediler ki: “Gerçekten biz, size gönderilmiş elçileriz.”
15. (O şehirliler:) “Siz de bizim gibi bir beşerden başkası değilsiniz. Hem Rahmân hiçbir şey indirmemiştir. Siz, sadece yalan söylüyorsunuz.” dediler.
16-17. (Elçiler) dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki hakikaten biz, size gönderilmiş elçileriz. Üzerimizdeki (vazife), açıkça tebliğden başkası değildir.”
18. (O şehirliler:) “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık (kıtlık geldi). Eğer (bu davetten) vazgeçmezseniz, mutlaka sizi taşlayarak öldürürüz (recmederiz) ve (böylelikle) bizden size acıklı bir azap dokunur.” dediler.
19. (Onlar da:) “Uğursuzluğunuz kendi beraberinizde(ki küfürden)dir. Size öğüt verilince mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır! Siz (isyanda) haddi aşan bir kavimsiniz.” dediler.
20-21-22-23-24-25. O şehrin öbür ucundan (bunların geldiğini duyan imanlı) bir adam[4] koşarak geldi ve dedi ki: “Ey kavmim! Gönderilmiş (bu elçi)lere uyun. Sizden hiçbir ücret istemeyen (bu) kimselere uyun. Onlar doğru yola erişmişlerdir. Ben, niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Oysa ancak O’na döndürüleceksiniz. Ben, O’ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer çok esirgeyen (Allah) bana bir zarar vermek dilerse, onların (o putların) şefaati bana hiçbir fayda vermez ve beni kurtaramazlar. Şüphesiz (böyle yaparsam o zaman) ben, apaçık bir şaşkınlık ve ziyan içinde olurum.[5] (Ey elçiler!) Ben sizin Rabbinize iman ettim, beni duyun (ve şâhit olun).”[6]
26-27. (Şehirliler tarafından taşlanılan o kimseye ölümü sırasında:) “Gir cennete.” denildi. (O da:) “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığı(nı) ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi (bu durumda elbette iman ederlerdi)!” dedi.[7]
28. O(nun şehit edilmesi)nden sonra, kavminin üzerine (helaki için) gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.

Dilerseniz ayetlerin devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Tavsiyem, Yasin Suresi'nin tamamının mealini okuyun :)
 "O şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi" ve halkını Hakk'a çağırdı. Koşarak geldi, çünkü vakit dardı. Kendisi hakikatin farkındaydı ve halkını da uyardı. Tarık Tufan da ayetleri okuyunca benim gibi düşünmüş olmalı ki bu konuda bir deneme yazmış ve kitabının isminde yer vermiş.
Umarım sizde bu kitabı okursunuz.
Mavili günler herkese!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder