2 Ocak 2016 Cumartesi

EBUZER - Ali Şeriati


Merhabalar!
Umarım hayatınız güzel gidiyordur. Bu kitap Ali Şeriati'den okuduğum ilk kitap.
Aslında kitap başka bir yazar tarafından yazılmış. Fakat Ali Şeriati çevirirken birçok eklemeler ve düzenlemeler yapmış. Ortaya yeni bir kitap çıkmış :) Ama iyi ki de çıkmış yahu! Ali Şeriati'nin üslubu o kadar hoş ki. Fars kültürünü gerçekten çok seviyorum.
Daha önceden Ali Şeriati hakkında bir araştırma yaptınız mı bilmem fakat bence herkesin genel olarak bir bilgiye ihtiyacı var. Ben de herkesi bilgilendirmeyi görev ediniyoruuuum :))

Bakalım, Dr. Ali Şeriati kimdir?



Ali Şeriati, 1933-1977 yılları arasında yaşamış İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazardır. özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Hakk'ı söylediği için hapse atılanlardandır.
Ayrıntılı bilgi için buraya buyrun :)

Kitap, Ali Şeriati okumaya başlamak için ideal. Yazarın üslubunu öğrenmemizi sağlıyor ve fikirsel bir kitaptan çok biyografi tadında olduğu için de insana ağır gelmiyor.

Ebu Zer El-Gıffari hakkında da birkaç şey söylemeden geçemeyeceğim sanırım :)
  
  Kendime en çok örnek aldığım sahabilerden birisidir. Ebu Zer (rh.a), 5. Müslüman olan sahabi. Gıfar isimli çok zengin bir kabileden olan Ebu Zer, Peygamber Efendimiz (s.a.v) 'i görmek ve İslam'ı öğrenmek için uzun yolculuklar ve zorluklar atlatır. Sonunda Kutlu Nebi (s.av)'ye ulaşır ve 5. Müslüman olma şerefine erişir. Günümüzde Ebu Zer'den bahsedilirken "Sosyalist Müslüman" ifadesini kullanananlara rastlarız. Çünkü Ebu Zer, kralların ve zenginlerin lüks içinde, fakirlerin ise sefalet içinde yaşadığı adaletsiz bir topluma karşıydı. Eline geçen tüm malları etrafındaki ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı. İslam'ı haykırdığı için ölümlerden dönen, büyük eziyetler çeken Ebu Zer'den Allah razı olsun. 

 Ebu Zer (rh.a)'in ölümü de tıpkı hayatı gibi manidardır. Hz. Osman (rh.a) döneminde İslam toplumunda gelir eşitsizliği ile oluşmaya başlayan sınıf ayrımına karşı çıktığı ve halkı yönetime karşı ayaklandırdığı için toplumdan uzak bir çöle sürgün edilmiş ve orada açlıktan ölmüştür. Hayatı boyunca bir bayat arpa ekmeğini kendine mal varlık olarak yeterli gören, evlatlarının çoğunu da açlıktan dolayı kaybeden bu mübarek sahabenin öldüğünde de kendisini kefenlemeye yetecek kadar kumaşı bile yoktu. 

  İlk sürgün yeri olan Şam'da Ebuzer'in evine gelen görevli ortalıkta neredeyse hiç eşya olmadığını görünce hayrete düşerek neden bu kadar az eşyanın olduğunu sordu. Ebuzer de "Bizim bir evimiz daha var, ileride o eve yerleşeceğiz ve eşyalarımızı önceden oraya gönderiyoruz." cevabını vererek bugün infak ettiğinin yani Allah rızası için verdiği, bağışladığı malların Allah'ın izniyle Cennet'teki evlerine gittiğini anlatmıştı.

Sevgili peygamberimiz (s.a.v) Ebuzer hakkında neler söylemiş?

"O, yalnız yaşar, yalnız ölecek ve yalnız haşrolunacaktır."
"Ne göklerin altında ne de yerlerin üstünde Ebuzer'den daha dürüst bir insan yoktur."

Allah'ın izniyle Cebrail (a.s)'in Peygamberimiz (s.a.v)'e ulaştırdığı bir mesajda şöyle buyrulur:

"Ey Muhammed! Seni peygamber olarak seçene and olsun ki Ebuzer gökyüzünde melekler âleminde, yeryüzünde olduğundan daha ünlüdür."

 Allah ondan razı olsun, ona rahmet eylesin...

-Minik bir bilgi: Yukarıda parantez içinde yazdığım "rh.a" yani radıyallahu anh ifadesi "Allah ondan razı olsun" demektir.



Mavili günler dilerim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder